canbonomo:

Olmaz ya, oldu*




Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Avuçlarının içinde bir uğultu. 
Bedeninde bir elveda ve beden dilinde avuntu. 
Ruhunda kara kalem bir desen. 
Savaş yerinde ortancalar ve ortasında bir de sen. 

Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 
Pencerenin pervazında edepsiz aylak martılar.
Gökyüzünde şiir olur yerine yalnız gezen şarkılar. 

Oldu da çirkin uyandın 
Olmaz ya, oldu. 

Ateş böcekleri umarsızca gönül koyar gündüze. 
Hele gürültülerin de varsa özlem duyan sessize.
Dile gelmiş naftalin ve yaramaz tebeşirler şehrinde. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 

Yanlış bir şey düşünme. 
Yanında ben varsam ve şiirim varsa düşünde,
Olmaz ya, oldu 
Sen ılık ol üşünme! 

Sen çirkin uyandıysan,
Dünya başka biçimdedir.
Güneştedir, dündedir varsa hata bugündedir.

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Yanında ellerim ve dost arayan bir çift göz.
Sarhoşsam da söylerim; 
Ne olursa sözüm söz!

Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Bilirim o sabah ellerin tutmayacak.
Sen düzelene kadar o yatakta 
Yanında kimse yatmayacak. 

Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Ne olursa sözüm söz!
Sen güzelene kadar o güneş,
 
O batıdan batmayacak…

canbonomo:

Olmaz ya, oldu*

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Avuçlarının içinde bir uğultu. 
Bedeninde bir elveda ve beden dilinde avuntu. 
Ruhunda kara kalem bir desen. 
Savaş yerinde ortancalar ve ortasında bir de sen. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 
Pencerenin pervazında edepsiz aylak martılar.
Gökyüzünde şiir olur yerine yalnız gezen şarkılar. 
Oldu da çirkin uyandın 
Olmaz ya, oldu. 
Ateş böcekleri umarsızca gönül koyar gündüze. 
Hele gürültülerin de varsa özlem duyan sessize.
Dile gelmiş naftalin ve yaramaz tebeşirler şehrinde. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah. 

Yanlış bir şey düşünme. 
Yanında ben varsam ve şiirim varsa düşünde,
Olmaz ya, oldu 
Sen ılık ol üşünme! 
Sen çirkin uyandıysan,
Dünya başka biçimdedir.
Güneştedir, dündedir varsa hata bugündedir.

Oldu da çirkin uyandın bir sabah.
Yanında ellerim ve dost arayan bir çift göz.
Sarhoşsam da söylerim; 
Ne olursa sözüm söz!

Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Bilirim o sabah ellerin tutmayacak.
Sen düzelene kadar o yatakta 
Yanında kimse yatmayacak. 
Oldu da çirkin uyandın bir sabah;
Ne olursa sözüm söz!
Sen güzelene kadar o güneş,
 
O batıdan batmayacak…

Tebrik ederim,Tumblr'daki en sıkıcı blog seçildiniz.
Anonim

Blog olmak ne güzel eylemdir kim bilir. İsimle geliniz sevgili anonim, cesaretinizi de yanınıza alınız. Eleştirdiniz diye dövecek değilim.

Vanilyalı milkşeyk olacağıdı şimdi.

Vanilyalı milkşeyk olacağıdı şimdi.

Tatlı mısınız nesiniz lan?

Tatlı mısınız nesiniz lan?

Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları.
Franz Kafka
Warning: Use sunglasses before viewing to prevent damage to eyes.

Warning: Use sunglasses before viewing to prevent damage to eyes.

Ve kafam il olma izni alabilecek kadar kalabalıktı.
Hakan Günday
A Rh ve Pürtelaş
 Bir yol buldum sana.  Kolayca büyü diye.  Önce emekle Ve sonra yürü diye.
Biz alışmışız seninle sevişmeye telaşla. Tenimizle, bedenimizle, kanımızdaki Rh’la.
Bir mezarlık buldum sana. Yaşamaktan korkma diye.  Ölümün öldüğü yerde ölmekten kaçmak niye?
Okuduğun kitap ol,  İçtiğin su. Bir kabiliyet ol çocukken edinilen. Bir damla yağmur ol her yere yağabilen.
Bir çift eldiven buldum sana, El ele tutuşmaktan utanma diye.  Nerede bir ışık hüzmesi görsen güneş olacaktın. Nerede ay görsen sen iki kere parlayacaktın. Sen başka kucaklarda uyuyup uyanmayacaktın.
Bir amaç buldum sana. Sebebiyetken sebepsiz olma diye. Soruyken cevapsız kalma, Kendini hep haklı sanma diye.
Bir ilk bahar buldum sana. İlk günlerinde gösterişsiz bir koza. Ruhunda kelebekler uçuşacak biz yaklaşırken yaza. Bir zamir buldum sana. Adı da ”sen”. Ne güzel ”biz” olurduk sen terkedip de gitmesen.
Bir son buldum sana. Adı elveda.
Baştan sona tekrar oku bu şiiri. Daha da yazmam sana…

A Rh ve Pürtelaş


Bir yol buldum sana.
Kolayca büyü diye.
Önce emekle
Ve sonra yürü diye.

Biz alışmışız seninle sevişmeye telaşla.
Tenimizle, bedenimizle, kanımızdaki Rh’la.

Bir mezarlık buldum sana.
Yaşamaktan korkma diye.
Ölümün öldüğü yerde ölmekten kaçmak niye?

Okuduğun kitap ol,
İçtiğin su.
Bir kabiliyet ol çocukken edinilen.
Bir damla yağmur ol her yere yağabilen.

Bir çift eldiven buldum sana,
El ele tutuşmaktan utanma diye.
Nerede bir ışık hüzmesi görsen güneş olacaktın.
Nerede ay görsen sen iki kere parlayacaktın.
Sen başka kucaklarda uyuyup uyanmayacaktın.

Bir amaç buldum sana.
Sebebiyetken sebepsiz olma diye.
Soruyken cevapsız kalma,
Kendini hep haklı sanma diye.

Bir ilk bahar buldum sana.
İlk günlerinde gösterişsiz bir koza.
Ruhunda kelebekler uçuşacak biz yaklaşırken yaza.
Bir zamir buldum sana.
Adı da ”sen”.
Ne güzel ”biz” olurduk sen terkedip de gitmesen.

Bir son buldum sana.
Adı elveda.

Baştan sona tekrar oku bu şiiri.
Daha da yazmam sana…

The biggest “fuck you” in the history of Game of Thrones.

Ne sahneydi be.

Ne sahneydi be.

Yes, we are.

Yes, we are.

Fuck the King’s Guard, fuck the City, fuck the King!

Fuck the King’s Guard, fuck the City, fuck the King!

fuckyeahneilflynn:

“I like Mike Heck. I think I’ve known guys like him. He’s not all that much different from me, but I think guys like Mike make a fool of themselves less often than guys like me do.”
-Neil Flynn

fuckyeahneilflynn:

“I like Mike Heck. I think I’ve known guys like him. He’s not all that much different from me, but I think guys like Mike make a fool of themselves less often than guys like me do.”

-Neil Flynn